Bundan önceki yazımızda bucunun ne manaya geldiğini tarihsel verilere dayandırarak anlatıştık. Şimdi sizlere Bucu ile ilgili ilginç ve bir o kadar trajı komik bir hikaye anlatacağım.
1998 senesinin yazıydı ve biz her yaz olduğu gibi o yaz da köyümüz Al yazmalı köyüne gitmiştik. AL yazmalı köyü Muğla’nın şirin ve deniz kenarında bir köyü. Tabi o senelerde küçük olduğum için al yazmalı ‘yı çok seviyordum. Al yazmalı’nın uçsuz bucaksız bir denizi vardı. O yaz bizim köye Burcu adında sarışın uzun boylu ve Almanya’ dan göç etmişlerdi. Köylü ilk defa burcu adını onda duymuştu ve herkes yeni doğan kız çocuğuna burcu adını veriyordu. Ancak unutulan bir şey vardı ki Al yazmalı nahiyesinin bağlı olduğu ilçe merkezindeki nüfus memuru peltekti ve r harflerini söylemiyordu.
Adamın söyleyemediği şeyi yazması da beklenemezdi zaten. Yeni doğan çocukların hepsinin adı burcu yerine bucu olmuştu. Köyün muhtarı dahil herkes bu olaya içten içe gülüyordu. Bu olayı duyan Japonlar fotoğraf makinelerini aldıkları gibi al yazmalı köyünü sardılar. İşte bugünden sonra tüm gazetelerde manşet olan bucu hikayesi de son bulmuştu. Hâla bucu olayı köyde gülünerek anlatılıyor.
|
|
|

